MAKALELER
Hülya Atalay
HAYIR DEMEK İÇİN FAZLA NEDENE GEREK YOK A.K.P. NİN EVET DEMESİ YETER
Meryem Çoğalmış
İŞTE YENİ ANAYASANIN GETİRDİKLERİ!!!
Ahmet Kozak
M.H.P. NİÇİN EVET DİYOR???
Hülya Atalay
İŞTE TÜRKİYE GERÇEKLERİ
Meryem Çoğalmış
ÇAY-KUR DA NELER OLUYOR??
Nur Ay
KENT KONSEYİ BAŞKANI KİM OLMALI??
  TÜRKİYE HABERLERİ
 » ULUBEY TARİHÇE

Tarih   

Ulubey ve çevresinde yapılan kazılarda bölgenin M.Ö. 4000 yılından beri yerleşim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Bölgenin önce Hititlere, daha sonra Friglere ve Lidyalılara geçtiği bilinmektedir. Özellikle Lidyalılar döneminde Ulubey in önemi daha da artmıştır. Lidyalıların kara ticaretini geliştirmek amacıyla yapmış olduğu kral yolu bölgeden geçmektedir. Böylece Ulubey deki ticari hayat da buna paralel olarak gelişmiştir. Lidyalılardan sonra Pers ve Büyük İskender İmparatorluğu da bu bölgeye hakim olmuştur. Türklerden önce de bölge Bizanslıların yönetimi altında uzunca bir süre kalmıştır.

 

1071 yılında yapılan Malazgirt Savaşı ndan sonra Anadolu ya girişi hızlanan Türkler Ege kıyılarına kadar Anadolu yu ele geçirmişlerdir. Anadolu Selçuklu Devleti bu bölgeyi aldıysa da I. Haçlı Seferi sonucunda bölge el değiştirerek Bizanslıların yönetimine geçmiştir. Anadolu nun kaderini belirleyecek olan Miryakefalon Savaşı nı Türkler kazanınca Ulubey yine Türklerin eline geçmiştir. Ulubey; Anadolu Selçuklu Devleti nin zayıflamasıyla önce Karesioğulları’na daha sonra Germiyanoğulları’nın yönetimi altına girmiştir. Yıldırım Beyazıt Germiyan Bey in kızı ile evlenerek Germiyanoğulları Beyliği nin önce bir kısmı çeyiz olarak Osmanlılara katıldı. Daha sonra da Yıldırım Beyazıt kalan toprakları ele geçirerek bu bölgenin hakimi durumuna geldi. Ankara Savaşı nı kaybeden Osmanlı Devleti Fetret dönemine girmiştir. Bu dönemde beylikler yeniden kurulmuştur. Bunlardan birisi olan Germiyanoğulları bölgeyi yeniden ele geçirmiştir, II. Murat döneminde, Germiyan Bey i II. Yakup erkek çocuğu olmadığı için vasiyet yoluyla toprakları Osmanlılara kalmıştır.

 

1530 tarihli Osmanlı kaynaklarında, Uşak a bağlı köyler arasında geçen "Kiçi-Göbek" Ulubey in ilk adıdır. Bölge gelirleri Mekke ve Medine nin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla vakfedilmiştir. 1869 tarihinde faaliyete giren Alaşehir-Afyon tren yolu bölgenin ticari açıdan canlanmasına sebep olmuştur. Bölgemizde yapılan halı ve kilimler tren yoluyla İzmir e oradan da Fransa ve İngiltere ye ihraç edilmiştir.

 

Ulubey, merkezi bir noktada olmasından dolayı "Göbek" ismiyle anılmıştır. Ulubey, bu stratejik özelliğinden dolayı Yunanlılar tarafından 20 Ağustos 1920 tarihinde işgal edilmiştir. Böylece kıyı ile iç kesimler arasındaki bağlantı tren yolunun ele geçirilmesi dolayısıyla kontrol altına alınmıştır. Ulubey 2 Eylül 1922 tarihinde Yunan işgalinden kurtarılmıştır.

 

Cumhuriyet döneminde çıkarılan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile idari düzenlemeye gidilmiştir. 15 Temmuz 1953 tarihinde 6129 Sayılı Yasa ile Uşak ın i! olmasıyla Ulubey de ilçe olmuştur.

 

Bölge tarihi eserler bakımından oldukça zengindir. Bunlardan bazıları şunlardır:

 

1-İvon Tapınağı  M.Ö. 700/600 yıllarında Saka mezarlığı yakınlarında kalıntıları bulunan tapınak İyon mimarisi tarzında yapılmıştır. Perslerin Anadolu ya hakim olduğu dönemde yıkılmıştır.

 

2-Yaver Deresindeki Kale/Manastır:M.Ö. 320-300 yıllarında yapılan kale Büyük İskender İmparatorluğu nun parçalandığı dönemde yapılmıştır. Kale duvarında İyon Tapınağı kalıntıları kullanılmıştır. Kale iç içe geçmiş iki duvarlıdır. Yapılan kazılarda, kaleden

 

çıkarılan Hıristiyanlığa ait haçların bulunması, buranın hem kale hem de manastır olarak kullanıldığını göstermektedir.

 

3-Blaundos:Sülümenli Köyü nün kuzeydoğusuna düşen bir yarım ada şeklinde çevresi dere ile çevrili arazi üzerinde kurulmuştur. Şehrin kuruluşu Helenistik çağda gerçekleşmiştir. Makedonya dan buraya gelerek yerleşenler kendilerine Makedonyalı Blaundoslar demişlerdir. Kendi adlarına para bastırmışlardır. Kalenin etrafı iki ayrı sur ile çevrilidir. Giriş kapısı dört köşe iki büyük kuleden yapılmıştır. Kalenin girişinin dışında ayakta duran bir kemer vardır. Şehrin iç kısmında tapınak ve idari binalara ait yıkıntılar yer almaktadır.

 

4-Clanudda:Ulubev İlçesinin Çırpıcılar köyünde bulunan Helenistik, Roma ve Bizanslılar döneminde kullanılmış antik şehirdir. Kendi adına para bastırmıştır. Şehirde stadyum, tiyatro ve kilise kalıntıları yanında lahit mezarlara ait kalıntılar bulunmaktadır.

 

5-Hasköy Asarı: Banaz Çayı üzerinde bir kanton görünümünde olan bölgede dik yamaçların üst kısımlarında büyük kaya mezarlığıdır. Köylülerce tahrip edilen resimler Hz. İsa nın havarileri ve meleklere aittir. Hıristiyanların, Romalıların zulmünden kaçarak burada ibadet ettikleri sanılmaktadır.

 

6-Mais: İnay köyünde bulunan bu antik yerleşim yeri Roma ve Bizans dönemlerine aittir. Köyde görülen yazılı ve desenli taşların Mais Kentine ait olması muhtemeldir.

 

7-İnav Köyü Balçıklı Deresi: İnay da demiryolu kenarında bulunan büyük bir höyüktür. Antik Yunan, Roma ve Bizans yerleşimi olarak bilinmektedir. Çevresinde şehir mezarlığı olup, tahrip edilmiş durumdadır. Bu yörede filler ve cüsseli hayvanlara ait fosiller bulunmaktadır.

 

8-Kervansarav (Han): İnay Köyü merkezindedir. 16. yy da yapılmış tarihi bir yapıdır. Üzeri önceleri toprak örtülü iken sonraları kiremitle örtülmüştür. İçerisi kemerli bölmeler halindedir.

 

 

Coğrafya       

 

Ulubey, Ege Bölgesinin İç Batı Anadolu Bölümünde olup, İlçe kuzeyden Uşak, doğudan Karahallı, batıdan Eşme, güneyden Denizli İline bağlı, Güney, Çal, Bekilli İlçeleri ile çevrilidir. 794 km2 yüzölçümüne sahiptir. Rakımı 750 m. dir. İlçenin kuzeyden güneye 42 km., doğudan batıya 26 km mesafesi vardır.

 

Volkanik tortul ve başkalaşım yapılı kayalardan oluşan İlçenin arazisi her haliyle tipik bir yayla görünüşündedir. İlçe topraklarının % 44 ü tarım arazisi, % 8 çayır ve mera arazisi, % 28 i ormanlık ve fundalık arazi %20 i ise kayalık ve tarım dışı kullanılmayan araziyi oluşturmaktadır.

 

Engebeli bir araziye sahiptir. Düzlükler az yer kaplar. Düz olan yerler ise sel yatakları ile yarılmıştır. İlçe merkezi güneye doğru hafif meyilli olan Üyükbaşı Tepesinden başlayarak azar azar alçalan arazi üzerinde kurulmuştur. Önemli yükseltileri arasında Kışla Dağı, Hacet Tepesi, Edeler Tepesi, Değirmen Tepesi, Menekşeli Tepesi Çömlek Tepesi, Dedegölü Tepesidir.İlçede Ege Bölgesinin batı bölümünde yer alan geniş alçak ovalara rastlanmaz. Sulama imkânı yok denecek kadar elverişsiz, yüksekliği oldukça fazla platolara rastlanır. İlçenin yüzey şekilleri derin vadiler tarafından yarılmış düzlüklerden oluşur. İlçede önemli akarsular arasında Banaz Çayı ile Yavu Çayı bulunmaktadır. Bu çaylar toprak yüzeyinden 100-200 m. arasında derin vadilerden akarlar. Her iki çayın rejimi düzensizdir. Banaz aynı zamanda Yavu adı verilen küçük çayla birleşerek Büyük Menderes in kolunu oluşturur. Akarsulardan küçük çapta sulama dışında başka alanlarda yararlanılmaz. İlçede göl bulunmamakla birlikte Adıgüzel Barajının bir bölümü ilçe sınırlan içerisindedir. İlçe Ege Bölgesinde görülen Akdeniz iklimiyle, İç Anadolu Bölgesinin iç kesimlerde görülen karasal iklim arasında ılıman bir geçiş iklimine sahiptir. Kışları karasal iklim kadar soğuk değil, Akdeniz iklimi kadar da ılık değildir. Yıllık ortalama sıcaklık 13.7°dir. Ocak ayı ortalaması 3.6°, Temmuz ayı ortalaması 25.3° dir. Ulubey İlçesinin Uşak ve diğer ilçelere göre ortalama sıcaklığı daha yüksektir. Nedeni ise yükselti olarak diğer yerlerden düşük olması ve daha güneyde bulunmasıdır (Enlem faktörü). İlçedeki ekstrem değerlere bakıldığında en sıcak günün Temmuz ayında 38.8° en soğuk günün Şubat ayında -12.6 ° olduğu görülür. İlçede ısının eksi olduğu  gün sayısı 54.2 dir.

 

Kaynak : Uşak Belediyesi